Su Hayattır

Su Hayattır

Yazar: Kale Okunma Sayısı: 199
Su, hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Organizmayı oluşturan hücrelerin yaşaması ve fonksiyonlarını devam ettirmesi için su gereklidir. İnsan vücut ağırlığının %65-70’i sudan oluşmuştur. İnsan vücudu için gerekli suyun büyük çoğunluğu içecek ve yiyeceklerden karşılanmakta çok az bir kısmı ise vücutta oluşan kimyasal tepkimeler sonucu oluşmaktadır. Suyun insan vücudundaki başlıca işlevleri şöyledir;
  1. Su biyolojik bir çözücüdür  bu nedenle vitamin ve minerallerin çözünmesini ve vücutta taşınmasını sağlar.
  2. Hücrelerin fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan katı maddelerin çözülmesine yardımcı olur.
  3. Metabolizmanın düzenli çalışmasını sağlar.
  4. Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde rol alır.
  5. Toksinlerin atılmasını sağlar.
  6. Cildin sağlıklı ve esnek olmasını sağlar.
    Su, sürekli bir döngü halinde hareket eder. Bu döngü sırasında temas ettiği yüzeylerden birçok maddeyi  bünyesine alır ve kimyasal bileşimi sürekli olarak değişir. Bunlar mineraller gibi yararlı maddeler olabileceği gibi mikrobiyolojik kirlenme kaynakları, radyoaktif maddeler, ağır metaller ve tarım ilacı kalıntıları olabilir. Su kirliliği, Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği’nde: “su kaynağının kimyasal, fiziksel, bakteriyolojik, radyoaktif ve ekolojik özelliklerinin olumsuz yönde değişmesi şeklinde gözlenen ve doğrudan veya dolaylı yoldan biyolojik kaynaklarda, insan sağlığında, balıkçılıkta, su kalitesinde ve suyun diğer amaçlarla kullanılmasında engelleyici bozulmalar yaratacak madde veya enerji atıklarının boşaltılması” şeklinde tanımlanır.
    WHO verilerine göre yüzeyel sularda kirletici etki yapabilecek etkenler;
    • Bakteriler, viruslar ve diğer hastalık yapıcı canlılar,
    • Organik maddelerden kaynaklanan kirlenme,
    • Endüstri atıkları,
    • Yağlar ve benzeri maddeler,
    • Sentetik deterjanlar,
    • Radyoaktivite,
    • Pestisitler,
    • Yapay organik kimyasal maddeler,
    • Anorganik tuzlar,
    • Yapay ve doğal tarımsal gübreler,
    • Atık ısı
    Su Kirliliği Tipleri  ise aşağıdaki gibi gruplandırılabilir:
     
    1. Endüstriyel kirlenme

    Yeraltı depolama tanklarından sızıntılar, tarımsal akıntılar, elverişsiz endüstriyel uygulamalar, madencilik uygulamaları, atık kimyasalların toprak altına enjeksiyonu ve korozif sular en önemli endüstriyel kirletici uygulamalardır.
     
    2. Evsel kirlenme 

    Evsel kirlenme etkenlerinin başında lağım ve çöpler gelir.  Deterjanlar bir diğer evsel kirlenme nedenidir. Deterjanların içerisinde bol miktarda fosfat ve nitratlar bulunabilir. Fosfat ve nitratların artması sularda alglerin artmasına neden olur.
     
    3. Tarımsal kirlenme

    Tarımda üretimi artırmak amacıyla kullanılan kimyasal gübreler, böceklerle savaşmakla, kullanılan bir takım kimyasal zehirler yağmur suları ile toprak altına geçerek yer altı sularının kirlenmesine neden olabilir.

    4. Isı kirlenmesi

    Isı ötrofikasyonu arttırır. Yosunlaşma ve sucul bitkilerde artma olur. Sıcak sularda oksijenin çözünürlüğü soğuk sulardakinden azdır. Sıcaklığın artması organik atıkların daha büyük bir hızla parçalanmasına neden olur. Suda yaşayan hayvanların çoğunun vücut ısısı dış ortamın sıcaklığına bağlı olarak artmaktadır. Sonuçta metabolik reaksiyonları hızlanır ve oksijen gereksinimleri daha da artar. Oksijen ise ortamda giderek azalmaktadır. Sonuçta birçok balık oksijensiz kalarak ölür.
                  
    İçme ve kullanma suyu kaynakları 3 grupta incelenebilir:
     
    1. Yağış Suları

    Yağmur ve kar sularının toplanmasıyla elde edilir. Yağmur ve kar suları saf suya en yakın özellik gösterdiğinden genelde temiz sulardır. Fakat hava kirliliği ve havada bulunan mikroorganizmalar nedeniyle bu suların içilmesi uygun değildir.
     
    2. Yeraltı Suları

    Kendiliğinden yeryüzüne çıkan sular, kuyu ve artezyen suları, yeraltı sularıdır. Kendiliğinden yerüstüne çıkan sular kaynak suyu olarak adlandırılır. Düzenli olarak kimyasal ve bakteriyolojik kontrolleri yapılan kaynak suları doğrudan içilebilirler.
     
    3. Yüzeysel Sular

    Dere, nehir, baraj ve göl suları yüzeysel suları oluşturur. Yüzeysel suların kalite parametreleri mevsime göre değişiklik gösterir.
     
    Bu su kaynaklarının işlenerek içilmeye hazır hale getirilmesinde çeşitli yöntemler kullanılmakla birlikte, temel prensipler aynıdır. Kullanılacak yöntem belirlenirken suyun kalitesi, bulanıklığı, su sıcaklığı, pH düzeyi ve suda bulunan patojen mikroorganizmaların türü dikkate alınmalıdır.

    Yüzeyel sular için uygulanan genel su artma işleminin aşamaları şu şekilde özetlenebilir.
    • Flokülasyon: Suya alüminyum sülfat veya metal tuzları ilave edilerek sudaki partiküllerin bir araya gelmesi sağlanır,
    • Sedimentasyon: İlk aşama sonunda bir araya gelen parçacıkların yer çekiminin etkisi ile suyun içinde bulunduğu tankın dibine çökmesi işlemidir.
    • Filtrasyon: Yavaş veya hızlı kum filtreleri ile veya aktif kömür filtreler ile sedimentasyon sonucunda halen uzaklaştırılamayan katı partiküller sudan uzaklaştırılır,
    • Havalandırma: Süzülen suyun havalandırılması ile istenmeyen tad ve koku giderilir, demir ve manganez çöktürülür,
    • Dezenfeksiyon: Sudaki mikroorganizmaları etkisiz hale getirmek için uygulanan işlemlerdir.
    Ayrıca arıtılan suya, dağıtım sistemine verilmeden önce rezidüel koruma için klor veya kloramin ilave edilir. Suyun dezenfeksiyonunda kullanılan maddeler:
    • Klor,
    • Kireç kaymağı (Kalsiyum hipoklorit),
    • Kloraminler ya da halozon,
    • Klor dioksit,
    • Çamaşır suyu,
    • İyot,
    • Potasyum permanganat,
    • Ozon,
    • Ultraviyole ışınlar

    İçme sularının özellikleri Sağlık Bakanlığı tarafından çıkarılan İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te açıkça belirtilmiştir. Buna göre içme suları, "renksiz, kokusuz, berrak ve içimi lezzetli olmalı, arsenik, kadmiyum, krom, kurşun, civa  gibi ağır metaller,  pestisit ve pah (poliaromatik hidrokarbonlar) kalıntıları içermemeli, zararlı mikroorganizma bulundurmamalıdır."
     
    Tüketime sunulan suyun kalitesi; ham suyun özelliklerine ve arıtım derecesine bağlı olmakla beraber, arıtım esnasında, arıtımdan sonra, depolanma sırasında, dağıtım aşamasında çeşitli faktörlerin etkisiyle değişikliğe uğrayabilmekte hatta ham suda mevcut olmayan birtakım bileşiklere arıtma tesisi çıkış suyunda ya da şebeke suyunda rastlanabilmektedir. Bu nedenle kaliteli bir içme suyunun temin edilerek kullanıma sunulmasında çok sayıda parametrenin göz önünde tutulması gerekmektedir.

    Ülkemizde içme ve kullanma sularının takip ve denetimi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu tarafından “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik” kapsamında gerçekleştirilmektedir.
     
    İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik
     
    Parametreler ve Parametrik Değerler Tablosu

    a) Mikrobiyolojik parametreler
Etiketler: Su Hayattır
Benzer Konular
Yorumlar
Yorum Yap